Şubat 9, 2010
dort numara sise yuz ilmek atilarak iki ters iki yuz yuz yirmi santim uzunlugunda orulur bitince orgu uzunlumasina ikiye katlanip yanlarda kol yerleri acik birakilarak asagiya kadar dikilir kol yerlerinden asagiya dogru kol uzunlugunda orumcek ornegi orulerek son sirasina bir orumcek yapilip alti zincir cekilip alti kere deligin icine batilarak ilmek uzatilip alti ilmek birden toplanir ponpon modeli verilip tekrar orumcek yapilarak tamamlanir kollar boylece bitirilir. ayrica alt kismada bir karis uzunlugunda orumcekler yapilip son sirasi yine ponponlarla bitirilir bel kismi yakaya getirelerek bolero modeli verilir. ve ornek giyime hazirlanmis olur ve boylece iyi gunlerde giyilir

Şubat 9, 2010
Akciger zari iltihabi (plorezi) genellikle akcigerde verem, emboli ya da apse gibi bir enfeksiyon sureci sonunda gelisir.
Akciger Zari Iltihabininen kesin tani yontemi zar bosluguna igne ile girerek (torasentez) burada sivi olup olmadigini anlamaktir. Alinan sivi ornegi bulanik ya da irinli olabilir. Son zamanlarda antibiyotik tedavilerin yayginlasmasina karsin, bazi olgularda zar bosluguna biriken irinin cerrahi girisim ile konan sonda ile bosaltilmasi gerekebilir. Buna drenaj denir. Yinelenen igne ile bosaltma islemleri etkisiz kaldiginda ya da akciger zari boslugunda keselesmeler gelistiginde genellikle drenaja basvurulur.
Akciger Zari (plevra) :
Akciger zari agzi kapali bir torbaya benzetilebilir. bir yani akcigerlere yapisir ve ic katman (viseral plevra) adiyla anilir. Dis katman (parietal plevra) ise gogus duvarinin ic bolumunu doser. Akcigeri orten ic katmanla gogus duvarina yapisan dis katman arasinda bos bir yank biciminde uzanan plevra boslugu bulunur.
Akciger Zari Hastaligi Yas Araligi :
Bebeklerde ve genclerde daha sik olmak uzere akciger zari iltihabina her yasta rastlanabilir. Akciger zari iltihabi ya da zar bosluguna sivi toplanmasi baska bir hastaligin habercisi olabilir mi ? Genelde bu konuda en kotu olasiligin dusunulmemesi gerekir. ama ozellikle eriskinlerde zar boslugunda toplanan, akciger zarinada yayilan bir akciger tumorune bagli olabilir.
Akciger Zari Iltihabi Hastalarinin Nasil Beslenmleri Gerekir :
Beslenme ozellikle cocuklarda cok guzel duzenlenmelidir. Hastayi fazla zorlamadan yeterli sivi verilmelidir. Sivi gerektiginde damar yolu ile verilebilir, ama yavas verilmesine, kalp ve dolasimi fazla yuk altinda birakmamasina dikkat edilmelidir. ayrica kabizliga karsi lavman yapilmali ya da mushil etkisinde ilaclar kullanilmalidir.
Kaplica Tedavisinin Faydalari Var Mi ?
Evet. Kaplica ortami ozellikle solunum yollarini yerel olarak etkiler. Boylece iltihabin ortadan kalkmasini kolaylastirarak artan salgiya bagli tikanmayi acabilir. Gene de bazi kisilerin olumsuz etkilenebileceginden, kaplica tedavisi hastanin etkisine gore onerilmelidir.
Şubat 8, 2010
Meyve-sebze, tahil, ceviz, balik, findik, dusuk kirmizi et ve zeytinyagi temelli Akdeniz diyetini uygulayan kisilerde uc aylik bir sure dilimi icerisinde kalp hastaliklari riskinde yuzde 15 e varan bir gerileme oldugu gozlemlendi.
Dolayisiyla hem zayiflamak icin diyet yaparken hem de kalbinizi korumaniz akdeniz diyeti ile mumkun.
Abd’ de yapilan bu arastirmada orta dereceli kalbinden hastaligi olan 212 erkek ve kadin secildi.
Bu secilen kisiler uc ay gibi kisa bir sure diliminde sadece akdeniz diyeti ile beslendiler.Bu diyeti uygulayanlar haftada sadece bir kez kirmizi et ve haftada dort kez balik eti yediler. Sonuc olarak ise diyeti uygulayan kadin ve erkeklerin kolestrol miktarlarindaki yuzde 7.5 a varan bir oranin azaldigi tespit edilmis oldu. Dolayisiyla akdeniz diyetinin insan uzerinde kalp hastaliklari riskini %15 oraninda azalttigi belirlenmis oldu.
Iste Saglikli bir Akdeniz Salatasi
Malzemeler
5 Adet kivircik yapragi (ince kiyilmis)
1 Adet orta boy domates (Ince dogranmis)
1 Adet orta boy salatalik (ince dogranmis)
1 Çorba kasigi kiyilmis taze nane
1 Çay kasigi kekik
1 Çay kasigi z.yagi
30 Gr light beyaz peynir (kup seklinde dogranmis)
½ limon suyu Tuz Karabiber
3 Adet siyah zeytin (suslemek icin)
Yapilisi :
Derin bir salata kabinin icerisinde butun malzemeleri karistirin Siyah zeytinler ile susleyerek servis yapin…
Şubat 8, 2010
Bu hafta okudugum dergi ve yazilarin icinden…
“bence insan ne oldugunu bilmekte dikkatli olmali; iyi tarafini da, kotu tarafini da ayni titizlikle ortaya cikarmalidir. Eger ben kendimi iyi ve olgun gorseydim, bunu bagira bagira soylerdim. kendini oldugundan az gostermek, tevazu degil, budalaliktir; kendine degerinden az paha bicmek korkakliktir, pisirikliktir. Aristoteles’e gore, hicbir iyilik sahtelikle bir arada gitmez; dogru hicbir zaman yanlisa yer vermez. kendini oldugundan fazla gostermek de, cok defa gururdan degil budalaliktandir. bence bu kendini begenme illetinin esasi, kendinden pek fazla hoslanmak, kendi kendine hayâsizca âsik olmaktir. bunun en iyi devasi kendinden soz etmeyi yasaklayan ve boylece bizi kendimiz uzerinde dusunmekten busbutun alikoyanlarin dediklerinin tam tersini yapmaktir. Gurur insanin dusuncesindedir; soze dokulen onun pek kucuk bir parcasidir.” / Denemeler, Montaigne
“Zaman beni surukleyen bir nehir, ama nehir benim; beni parcalayan bir kaplan, ama kaplan benim. beni tuketen bir ates, ama ates benim. Evren, ne yazik ki, gercek; ben, ne yazik ki, Borges’im.” / Jorge Luis Borges
“bir evdeki esyalarin duzenlenisi, o evde yasayanin kafa yapisina dair onemli ipuclari verir; bu esyalar adeta o karaktere dair sozsuz ve eylemsiz hazinelerdir.” / Alain de Botton
“ben okuzden korkarim cunku onun silahi var ama akli yok.” / Ibni Sina
“eskiden gercek olmadigini dusundugum seyler, simdi bana, bazi acilardan, bir zamanlar gercek oldugunu sandigim ama artik gercek gibi gorunmeyen seylerden daha gercek geliyor.” / Fred Alan Wolf
“Bilgeler surekli yagmur bosanirken sokaktaki kalabaliga evlerinize girin de islanmayin diye bagirirlar. Sesleri duyulmazsa sokaga cikip herkesle birlikte bosu bosuna islanmazlar; baskalarini budalaliktan kurtaramayinca evlerinde oturup kendilerini korurlar tek baslarina.” / Platon
“Iki insan ayrilirken sefkatli konusan taraf asik olmayan taraftir.” / Proust
“Oyle kisiler vardir ki hangi alanda olursa olsun, mutluluga ermis bir rakibi ile karsilastiklari zaman, onda olan butun iyi seylere sirt cevirir, sadece onun kotu seylerini gorurler. ama oyle kisiler de vardir ki, tam tersine, bu mutlu rakipte, her seyden cok, kendilerini yenilgiye ugratan ustunluklerini bulmak ister ve gonulleri yana yana, onda sadece iyi seyler ararlar.” / Anna Karenina, Tolstoy
“Hersey guzel giderken bazi seyleri gormezden gelmemiz normal belki de. Eger bir araba gayet iyi calisiyorsa, onun o karmasik isleyisini ogrenmemize ne gerek var?” / Alain de Botton
“Insanlarin arasina donmeliyim, sicagi ve gunesi bulmaliyim, neseyi, kalabaligi, gurultuyu; bana cektirdikleri sikintilari, acilar ne olursa olsun, onlar insanligin solugu.” / Gao Xingjian
“…nisanliligi, “evlenme cesareti olmayanlarin buldugu olaganustu kacamak” ya da “birbirlerine en ufak bir yakinlik duymayan, ama eninde sonunda anlasacaklarina inanilan iki guvercini kucuk bir kafese kapatan guvercin saticilar”na oykunen dar goruslu ebeveynlerin stratejisi gibi goruyorsunuz.” / Monique Charles

“Elim yasamimi baglayabilecegim degerlere uzanmis olarak felsefeye geldim.Yasamimin, yuregin carpintilariyla oldugu kadar aklin olcusuyle de uyumlu olabilmesi icin.” / Monique Charles
“Yolculugun, butun ruhsal surecler gibi seni henuz tanimadigin birisi ile karsilastiracaktir. bunun ne zaman gerceklesecegini, hatta gerceklesip gerceklesmeyecegini bilemezsin. ama karsina cikacak Yuz’u tanimadigin gibi, ne kurallar koyabilir, ne onceden belirlenmis bir randevu verebilirsin.” / Susanna Tamara
“Yureginin bir muzik aleti oldugunu hayal et. Aliskanlikla surekli dokundugumuz bazi telleri vardir: huzun,nese,ofke,aci,ozlem,ask gibi. ve bir de daha gizli, daha derinlerde ve genellikle kesfetmesi zor bir noktada oyle bir tel vardir ki, onun titresimi butun oteki tellerin sesini daha uyumlu ve guclu kilar.” / Susanna Tamara
“bizim kardes beyinlerimiz vardi; yarim sozcukler, yarim cumlelerle, yalnizca hareketlerle birbirimize cok sey anlatabiliyorduk.” / Nietzsche
“Hatirlamak baska, bilmek baskadir. Hatirlamak yalniz bellege saklanmasi icin verilmis bir seyin muhafaza edilmesidir. Bilmek ise her seyi kendinizin bir parcasi yapmak demektir.” / seneca
“Yasaminizin kontrolu sizde degil! Oyle oldugunu dusunebilirsiniz, ama yaniliyorsunuz. Elbette ki kendi kararlarinizi kendiniz vermekte ozgursunuz. Sandalyeye oturmaya devam edebilirsiniz. ya da gozlerinizi oymak gibi cilginca bir sey yapabilirsiniz. Ne isterseniz yapabilirsiniz. ama sorun surada: Ne isteyeceginizi kontrol edemezsiniz. Her davranisinizi onceden belirleyen arzulariniz ruhunuzun o kadar derinlerine islemistir ki, onlara dikkat bile etmezsiniz. ve bu da sizi mukemmel bir kole yapar. Bu nedenle, hayatinizi yasamaya devam edin. Ne isterseniz yapin. Sadece isteklerinizin tumuyle sizin kontrolunuzde olmadigi gercegi uzerine kafanizi cok fazla yormamaya calisin.” / Adam Fawer / Empati
“Duz bir yolda yuruyor olsaydin, tum ilerleme istegine ragmen hala gerisin geriye gitseydin, o zaman bu caresiz bir durum olurdu; ama sen dik, senin de asagidan gordugun gibi dik bir yamaci tirmandigina gore, adimlarinin geriye dogru kaymasi, bulundugun yerin durumundan ileri gelebilir, o zaman da umutsuzluga kapilmana gerek yoktur.” / Franz Kafka
“Insanlar dehanin gucu altinda ezilirler, ona karsi kin duyarlar, paylasmaksizin aldigi icin onun aleyhine iftiralar ederler; ama eger deha direnirse insanlar egilirler. Su kadarla anlatayim: Insanlar dehayi camur altina gommeyi basaramazlarsa ona diz cokup taparlar…” / M. Vautrin
“‘Ruyalar gerceklesir mi’ diye sordu. ‘benimkilerin bazilari gerceklesir’ dedi yasli adam. ‘Bazilari, hepsi degil; ve nadir olarak da iclerinden biri hemen ya da daha hayâl edilirken gerceklesir’ ” / J.Tolkien
“senin icin bir deger tasiyorsam, senin icin bir ayna olusturuyorum da ondan; icimde bir sey var, sana yanit veriyor, seni anliyor. Aslinda butun insanlarin birbirleri icin bu tur aynalar olusturmasi, birbirlerine boyle yanit vermeleri ve uyum gostermeleri gerekir.” / Hermann Hesse
“Insan pek mecnundur. bir sinek kurdunu nasil yaratacagini bilmez, ama gider duzineyle Tanri yaratir.” / Montaigne
“Gazete okumak denilen igrenc, tensel edim sayesinde son yirmidort saat icinde dunyamizda gerceklesen felaketler, talihsizlikler, savaslar, cinayetler, grevler, iflaslar, yanginlar, zehirlenmeler, intiharlar, bosanmalar ve bir de devlet adamlarinin ve oyuncularin abartili duygulari, hicbir seyi umursamayan bizler icin, bir sabah keyfine donusuyor ve biz butun bunlari, belki biraz abartili bir heyecanla, tavsiye uzerine sabahlari ictigimiz birkac yudum sutlu kahveyle birlikte hazmediyoruz.” / Alain de Botton
“1962′nin gunesli Mart sabahlarindan birinde Hannah Arendt’i tasiyan bir taksi Central Park’a dogru hizlanirken bir kamyonla carpisti. Gozlerini ambulansta acan Arendt kollarini ve bacaklarini hareket ettirdi, gozlerini yuvarladi, tarihleri, siir misralarini ve telefon numaralarini sayarak hafizasini test etti. Daha sonra yakin arkadasi Mary McCarthy’ye olayi soyle aktarmistir: “kisa bir sureligine yasam ya da olum kararinin bana bagli oldugunu dusundum.” / Eugene McCarraher (2006)
“iletisimde aciklik ve berraklik cogu zaman takdir edilse de zor anlasilan insanlarin yada seylerin bize garip bir sekilde cazip gorunduklerini unutmamamiz gerekir.” / Alain de Botton
“Van Gogh’un zeytin agaclari gibi egilip bukuldugu sozcuklerin karmasasina bir son verdim. Ruhumda ve bilincimde artik tek basima degildim. / Monique Charles
Şubat 8, 2010
Uyku evreniz, uyandiginizda ne kadar dinlenmis oldugunuzu belirliyor. bunun icinse kesintisiz olarak bu uyku dongulerinden gecmeniz gerekiyor. Çunku uyku, hem fiziksel hem de zihinsel sagliginizi etkileyebilecek kadar onemli bir goreve sahip. Uyku esnasinda, vucudumuz bir yandan dinlenirken, bir yandan da uykumuz 1 REM ve 4 NREM asamalarndan olusan evrelerden geciyor.

Hangi uyku evresinde neler oluyor?
REM EVRESI
Rem uykusu beyindeki artan aktivitenin ortaya cikmasi olarak aciklaniyor. Uykuya daldiktan 70-90 dakika sonra basliyor. Genellikle 5-10 dakika suren bu dongude, goz kapaklarimiz kapali olmasina ragmen gozlerimiz ileri-geri hareket ediyor. Derin olmayan, kisa, sik ve duzensiz nefes almaya basliyoruz. Kaslarimiz rahatliyor, kalp hizimiz artiyor ve tansiyonumuz yukseliyor. Bu asamada genellikle renkli ruyalar goruyoruz. Uykununsa en dinlendirici kismi. ayrica, bircok olum, vucut isisinin en dusuk oldugu, REM uykusunun en yuksek oldugu sabah saatlerinde goruluyor.
YORGUN UYANIYORUM!
Her gece sekiz saat uyuyor olmak kaliteli uyudugumuz anlamina gelmiyor. Çunku, evreler her zaman ardisik olmayabiliyor, yani sirali olarak birinci evreden dorduncu evreye, sonra da REM evresine gecen bir duzen gerceklesmeyebiliyor. Ornegin; 1-2-3-4-3-2 ve ardindan REM’e gecis seklinde uyudugumuzu deneyimledigimiz zamanlarla karsilasabiliyoruz. Sabah uyanirken, kendiligimizden, bir ya da ikinci evrede, hatta REM evresindeyken uyaniyoruz. bunun sebebi yorgunlugu ve uyanirken gecirdiginiz zamandaki rahatsizligi engellemek ve muhtemel en saglikli dengeyi yaratma cabasi. Vucudumuz derin uyku asamasindayken, yani vucut hareketlerimiz yavasken, nefes almamiz belirli bir ritme girmisken, aniden uyandigimizda kendimizi yorgun hissediyoruz. Dolayisiyla mumkunse kendiligimizden uyanmayi beklemeliyiz. Ses, isik gibi bizi uyandirabilecek her turlu seyi minimum seviyede tutmak saglikli bir uyku uyumamizi saglayacaktir
Şubat 8, 2010
Erken dogum sebepleri, Erken dogumun belirtileri, Erken Dogum Nedenleri
Netkeyfim.com
Dogum eyleminin 36. gebelik haftasi tamamlanmadan once baslamasina erken dogum tehdidi (EDT), eylemin bebegin dogumuyla sonuclanmasina preterm (zamanindan once) dogum ya da erken dogum adi verilir. Zamanindan once dogan bebek premature (olgunlasmamis) olarak adlandirilir.
Tum gebeliklerin yaklasik %8′i erken dogum ile sonuclanir.
Premature bebekte organ sistemleri ve ozellikle de akcigerler tam olarak olgunlasmamistir ve bu nedenle erken dogum, bebege yogun bakim uygulanmasini gerektiren ve/veya bebegin dogumdan sonra erken donemde olumune yolacan nedenler arasinda en on sirada yer alir.
Erken dogum eylemi tanisi erken konursa durdurulabilir. Bu yuzden her anne adayinin erken dogum tehdidi hakkinda bilgi sahibi olmasi ve belirtilere karsi duyarli olmasi onemlidir.
Dogum eylemi neden erken baslar?
Dogum eylemi cogu durumda kendi kendine baslar. Anne ve/veya bebek hayatinin tehlikede oldugu durumlarda ise doktor tarafindan erken dogum karari verilir ve induksiyon (suni sanci) ya da sezeryan yolu ile dogum gerceklestirilir.
Dogum eylemini erken baslatan cok sayida etken vardir. Bunlar arasinda en etkili olanlar cogul gebelik ve polihidramniyostur (bebegin sivisinin normalden fazla olmasi) Bu iki durum uterusun kapasitesinden daha fazla gerilmesine ve bu buyuk yukten “kurtulmak icin” miyad dolmadan kasilmasina yolacabilir. Ikiz gebelikte dogumun tekil gebeliklerden daha erken baslamasi kuraldir ve bazi durumlarda eylem 36. haftadan once baslayabilir.
Sularin miyad dolmadan gelmesi, yani erken membran rupturu (EMR) de dogum eylemini baslatan diger bir etkendir. Sularin gelmesiyle aciga cikan bazi maddeler ve olaya eklenen enfeksiyon erken dogum eylemini tetikler.
Genital sistem enfeksiyonlari (ozellikle B grubu streptokoklarla meydana gelen enfeksiyonlar, bakteryel vajinozis ve trikomonaslara bagli vajinit, klamidyalar, anaerob bakteriler, ureoplasma ve mikoplazmalarla olusan enfeksiyonlar ) ve uriner sistem (idrar yollari) enfeksiyonlari erken dogum eylemini baslatabilir.
Placenta previa (plasentanin dogum kanalini kapatmasi), ablatio placenta (plasentanin erken ayrilmasi) gibi durumlarda da dogum eylemi daha erken baslayabilir.
Anne adayinin beslenmesinin yetersiz olmasi, sosyoekonomik seviyesinin dusuk olmasi, yasanilan cografi bolgenin ozellikleri, anne adayinda ciddi anemi (kansizlik), sigara kullanimi gibi etkenler de dogum eylemini baslatmada etkili olabilmektedir.
Doktor karariyla gerceklestirilen erken dogum:
Tum erken dogumlarin yaklasik %30′luk kismi doktor karariyla gebeligin sonuclandirilmasi seklinde gerceklesir.
Anne hayatinin tehlikede oldugu her durumda bebegin olgunlasma derecesine bakilmaksizin dogum induksiyon (suni sanci) ile ya da sezeryan uygulanarak gerceklestirilir. Gebeligin devaminin sakincali oldugu agir preeklampsi, eklampsi, HELLP sendromu gibi durumlar, anne adayinin agir kalp hastaliginin olmasi, ya da kanamali placenta previa ve ablatio placenta bu duruma ornek olarak verilebilir.
Fetusun uterus icinde yasamaya devam etmesinin sakincali oldugu durumlarda da dogum gerceklestirilir. bunun en iyi ornegi fetal distres gelismesidir. Agir fetal distres gelismesi durumunda bebek olmeden ya da asfiksi gelismeden once gerekirse sezeryan ile dogum acil olarak gerceklestirilir ve bebege gerekli tedavi yapilir.
Dogum eylemini baslatmak amaciyla uygulanan induksiyon anne adayina uterus kasilmalarini saglamak amaciyla damar yoluyla serum icinde oksitosin hormonu verilmesinden ibarettir. Induksiyon oncesi serviks olgunlasmasina bakilir ve olgun olmayan serviksin olgunlasmasini saglamak amaciyla bolgeye jel ya da toz seklinde prostaglandin uygulanir. Serviks olgunlastiktan sonra induksiyona gecilirse induksiyonun basariya ulasma sansi (dogum eylemini baslatma sansi) cok yuksektir. Dogum eylemi induksiyon ile baslatildiginda sonuc alinamazsa sezeryan ile dogum yolu secilir. Çok acil durumlarda (aniden gelisen fetal distres gibi) induksiyon denenmeksizin direkt olarak sezeryan ile dogum gerceklestirilir.
Erken Dogum Nedenleri
Erken dogumdan ne zaman soz edilir ve onemi nedir?
Normal gebelik sureci 37-42 hafta arasindadir. Dogumun ister agrilarin baslamasi veya suyun gelmesi isterse de baska bir nedenle 37. gebelik haftasindan once gerceklesmesi erken dogum olarak adlandirilir.
Toplumdaki sikligi %10-12 arasindadir, ancak erken dogum icin yuksek risk olusturan hasta gruplarinda bu oran cok daha yukselmektedir.
Anne karnindaki bebek ve yenidogan (ilk 28 gun) donemindeki tum olumlerin %80′i erken dogumlardan kaynaklanmaktadir. Yasayan bebeklerin yakin donemde karsi karsiya oldugu risklerden en onemlileri arasinda yenidoganin solunum problemleri, beyin ici kanamalar, yenidogan retinopatisi (korluk), zeka ve motor fonksiyon bozukluklari ve barsak problemleri sayilabilir.
Çok dusuk agirlikli (750 g) altindaki bebeklerin yasama sanslari gunumuz modern tip imkanlariyla saglanabilse de bu grup bebeklerin bir kisminda ileride dusuk okul basarisi, gorsel motor fonksiyon bozukluklari ve cesitli sosyal uyum bozukluklarinin ortaya cikabildigi bilinmelidir.
Rahim ici ve disi enfeksiyonlar, cogul gebelikler, amniyon mayiinin fazla olmasi, rahmin yapisal anormallikleri, rahim ic tabakasi icinde kanamalar, genetik faktorler, dogumu baslatan fizyolojik mekanizmalarin erkenden tetiklenmesi erken dogumun baslica nedenleri arasinda sayilabilir.
Anne yasinin 17′nin altinda veya 35 ‘in uzerinde olmasi, onceki dogumun erken dogum ile sonlanmasi, vajinal kanama, stres, dusuk sosyo-ekonomik durum, sigara ve diger kotu aliskanliklar, anne adayinin asiri zayifligi, calisma sartlarinin agirligi ve gebelige eslik eden iyi kontrol edilmemis sistemik hastaliklar (diyabet, kalp, bobrek ve tiroid hastaliklari vb.) erken dogum acisindan risk faktorlerini olustururlar.
kaynak: milliyet.com.tr
Erken dogumla ilgili haberler
Erken dogumun nedeni: interlokin
Erken dogum riskine yol actigi gorulen DNA farkliliklari bulundu. Erken doguma Interlokin 6 adli genin neden olabilecegi bildirildi.
ABD Ulusal Saglik Enstitusu, hem annelerde hem de bebeklerde erken doguma yol actigi dusunulen DNA farkliliklarini ortaya cikartti.
Prematur dogum, bebegin gelecekteki sagligina en buyuk tehditlerden birini olustururken, bazi durumlarda iltihaplanma ve diger tibbi komplikasyonlar etken olsa da erken dogumun nedenlerinin tam olarak bilinmediginin alti ciziliyor.
ABD Ulusal Saglik Enstitusunce gerceklestirilen bir arastirma kapsaminda erken dogum gerceklestiren kadinlarda 190 gende 700 DNA degiskenine bakilirken bebeklerin kordon kani da bu degiskenler icin test edildi.
Ozelikle hucreler tarafindan enfeksiyona karsilik olarak uretilen Interlokin 6 reseptoru geni tasiyan bebeklerin erken dogmasinin daha olasi oldugu goruldu.
BBC’nin haberine gore, calismayi yoneten Dr Roberto Romero “Hipotezimiz, anne ve cenin, rahim icindeki cevre elverissiz oldugunda ve yasamlari tehdit edildiginde erken dogum sinyali verdigi yonunde” dedi.
“Ceninde bir enfeksiyon oldugunda erken dogumun hayati degeri oldugu gozleniyor. Annenin iltihapli dokusundan kurtulmasini ve kendisini gelecek dogumlar icin korumasini sagliyor” seklinde konustu. (ANKA)
Şubat 8, 2010
Santral venoz Basinc Olcumu (CVP=SVB) Tanim
Santral venoz basinc (CVP), sag atriyum ve torakstaki buyuk venlerin basinci olup, cok yaygin kullanilan hemodinamik olcumlerden biridir.
Yararlari
1. Kalbin sag tarafinin (sag atriyum, sag ventrikul) fonksiyonlari hakkinda bilgi verir.
2. Dolasimdaki kan hacmi hakkinda bilgi verir.
3. Sol kalp basinclari hakkinda da bilgi verebilir.
Yontem
CVP, sag atriyuma kadar sokulan bir kateter yardimiyla olculur. Kateter yerlestirme islemi yapilmadan once gerekiyorsa bolge tras edilir ve antiseptikli solusyonlarla temizlenir. Hekim kateteri sag atriyuma yerlestirmek icin, antekubital, eksternal jugular, .subklavian ya da femoral venlerden birini tercih edebilir.
Kateterin giris bolgesine lokal anestezi uygulayabilir.
Kateter sokulduktan sonra, giris yerine antiseptikli ya da steril kuru tampon yerlestirilir. Kateterin yanlislikla cekilip cikmamasi icin cilde dikis atilabilir.
CVP olcmek icin manometre, “0″ noktasi hastanin sag atriyum hizasinda olan orta aksiller cizgi duzeyine gelecek sekilde, hastanin yaninda bulunan bir demir cubuga tespit edilir. Hasta sirtustu duz yatirilir, basinin altinda yastik varsa alinir. (Hastanin orta aksular cizgisi duz yatar pozisyonda iken isaretlenirse ve manometrenin “0″ noktasi bu cizgi ile esit hizada tutulursa, CVP olcumu hasta 45 derecelik aciyla otururken bile dogru sonuc verebilir).
Hastaya yerlestirilen kateterin ucuna uc yollu bir stop-cock takilir. Stop-cock’un bir ucu manometreye, diger ucu ise intravenoz sivi setine baglanir.
Normalde intravenoz sivi ile kateter arasi acik, manometre ise kapali tutularak, hastaya belirlenen miktarda sivi gitmesi saglanmaktadir.
CVP olcumu yapilacagi zaman, once stop-cock’un kateter ucu kapatilarak manometre ile I.V. sivi arasi acilir. Manometrenin ust sinirina kadar sivi dolmasi saglanir. Sivinin kontamine olmamasi icin tasmasi onlenmelidir.
Stop-cock’un I.V. sivi ucu kapatilarak, manometre ile kateter arasi acilir. Bu durumda manometredeki sivi seviyesi, hastanin venoz basincina esit oluncaya kadar dusmeye baslar. Solunum hareketleri ile manometre icindeki sivida inis ve cikislar gozlenmesi, sistemin calistigini gosterir.
Manometredeki sivi duzeyinin durdugu nokta hastanin santral venoz basinc degerini gosterir. CVP degeri bulunduktan sonra, tekrar intravenoz sivi ile kateter arasi acilip, manometre kapatilir. Bulunan CVP degeri kaydedilir.
Degerlendirme
CVP’nin normal degeri genis sinirlarda 5-15 cm H20, dar sinirlarda ise 7-10 cm H20′dur. (1 cm H2O=0,74 mmHg’dir.) 5 cm H20′dan dusuk degerler, hastada volum eksikligi oldugunu gosterir. Bu durumda hizli I.V. infuzyon yapilmasi gerekir. ancak bazi sol kalp fonksiyon bozuklugu olan hastalarda CVP degeri dusuk ya da normal cikabilir. Boyle hastalara sivi infuzyonu yapilmasi, akciger odemi gibi ciddi sorunlara neden olabilir. Bu acidan hekimin hastayi cok iyi degerlendirmesi gerekir. 15 cm H20′dan yuksek degerler; Hastada fazla sivi retansiyonunu (hipervolemi), Kalbin kasilma gucunun zayifladigini (kalp yetmezligi, kalp tampo-nadi vb.)
Kateterin yanlis yerlestirildigini gosterebilir. Bu durumda infuzyona devam edilmemelidir.
Gelisebilecek problemler ve Bakim
Kateterin giris yerinde agri ya da enflamasyon Nedeni: Kateterin mekanik iritasyonuna bagli steril tromboflebit gelisebilir ya da kateter uzun sure degistirilmeden kullanilirsa bakteri-yel enfeksiyonlar gorulebilir.
Onleme ve Bakim: Kateter takilmadan once uygun cilt bakimi verilmelidir.
Kateter takilmasi sirasinda steriliteye dikkat edilmelidir. I.V. solusyon, I.V. seti, tamponlar ve baglanti tupleri her gun; kateter giris yeri 48-72 saatte bir degistirilmelidir. Enfeksiyon belirtileri goruldugunde kateter cikarilmali ve bolgeye sicak uygulama yapilmalidir. Agri icin gerekirse analjezik verilebilir.
Sivinin yavas infuzyonu
Nedeni: Kateter ucunu tikayan bir pihti olabilir.
Onleme ve Bakim;
Sivi infuzyonu kesintisiz devam etmelidir. Kateterden kan verildiyse arkasindan izotonik sivi verilmelidir: Pihti olustuysa, cozmek icin 250 mi. I.V. solusyon icine 250 unite heparin konularak kateter irrige edilmelidir.
Kateterin ucuna bir enjektor takilarak pihti aspire edilmeye calisilir.
Hekim konsulte etmeden kateter, irrigasyon islemi ici zorlanma-malidir. irrigasyon islemi rahat yapilamiyorsa kateter baska bir yere yerlestirilmelidir.
Hava embolisi
Nedeni: Kateterde ya da baglanti setinde bulunan havanin sisteme
verilmesi
Onleme ve Bakim;
Kateter I.V. set ve manometre hava kacagi acisindan dikkatle izlenmelidir.
Hastada gorulebilecek, ani gelisen dispne, takipne, oksuruk, siya-noz, solunum durmasi gibi belirtilere karsi uyanik olunmalidir. Belirtiler goruldugunde hasta hemen sol tarafina cevrilip, yatagin ayak kismi yukseltilir (trandelenburg pozisyonu). bunun amaci havanin sag atriyumda tutulup absorbe olmasini saglamaktir. ayrica hastaya yuksek basincli oksijen verilir ve solunuma yardimci olunur.
Kateterin yanlis pozisyonu
Nedeni: Ozellikle subklaviyan ven yoluyla kateter yerlestirilirken yanlislikla plevral bosluga girilmesine bagli pnomotoraks; kateterin kalbin icinde yanlis pozisyonuna bagli ritm bozukluklari ve endokard lezyonu gelisebilir.
Onleme ve Bakim;
Kateter yerlestirme islemi yapildiktansonra gogus filmi cekilerek tam olarak lokalizasyonu gorulur.
Hastanin solunum sesleri, solunum hizi ve EKG’si sik sik degerlendirilir.
Hastada gogus tupu varsa ve CVP kateteri ile ayni tarafta ise, gogus tupunden fazla miktarda sivi geliyorsa, kateter plevral boslukta olabilir (infuzotoraks). Gogus tupu drenajinin hematokriti olculerek kesin tani konur. Bu durumda infuzyon derhal durdurulur.
Şubat 8, 2010
Yasemin Çayinin Baslica Faydalari
- Rahatlatir, uyku sorununuz varsa yatmadan 45 dk. once bir fincan iciniz.
- Stres altinda olanlar ise demli olarak yasemin cayi icebilir.
- Agiz kokusu giderici ve ferahlaticidir.
- Gogsu yumsatir,
Çayin Hazirlanisi:Yasemin cayi kaynatilmaz haslama ve demleme yontemiyle hazirlanir.Çok koyu demlerseniz veya kaynatirsaniz rengi koyu olur ve tadi acilasir.Eger yanlislikla cok koyu yaptiysaniz icine sikacaginiz 1-2 damla limon rengini acar tadinin aciligni alir.
kaynak :naturalyasam.blogcu.com


Şubat 8, 2010
* Maydanoz ve menekse cicekleri 10 dakika kadar kaynatilir ve suzulerek suyuna biraz nane ruhu karistirilarak 1 gun bekletilir. Daha sonra bu sivi yemeklerden once ve sonra gargara yapilarak agiz kokusu sorununuza cozum bulabilirsiniz
* bir avuc ada cayi 15 dakika kadar demlenir ve sikilarak elde edilen suya bir tutam nane ruhu karistirilarak 1 gun dinlendirilir. Daha sonra bu sivi yari yariya su ile karistirilarak agiz bu su ile sik sik gargara yapilarak agiz kokusu sorununuza cozum bulabilirsiniz
* Kaynar su icerisine biberiye cicekleri ve dilimlenmis limon 15 dakika kadar bekletilir ve sikilarak suyu cikarilir. Daha sonra bu su bir kaba alinarak serin bir yerde dinlendirilir. Daha sonra bu su kahvaltidan once ve sonra 1 fincan icilerek agiz kokusu sorununuza cozum bulabilirsiniz
Şubat 8, 2010





Bugunlerde basimda bir miktar tasidigimdan olsa gerek biraz takik oldugum bir durum.Herkese olur mu bilmem ama ben her kestirdigim de “niye yaptim ki ? ” derim .Sonra kuaforun tabiriyle “10 gune oturur ” cumlesi fiilen yerini bulmaya basladiginda rahatlarim.ama iste bir de benim gibi pimpirik olunca “aman bunaldim”,”aman terledim” ler ile icini bunaltir insan.Ne ise ole ben de bu halden munzarip olunca bakim ne modeller var neler yapmislar nasi kullanmislar dedim bire de buraya ekledim. *:)
iyi pazarlar herkese…
(bende cayimi hopurdetmeye devam cioooo)
birde iyi muzik tam da bu hava ici