Mart 16, 2010
Agiz mukozasinin iltihaplanmasiyla meydana gelen, dilde iltihaplanma, apse, sisme, yaralar seklinde gorulen enfeksiyon hastaligina dil iltihaplanmasi denir. Dil yangisi olarakta bilenen hastaligin tip dilindeki adi glossit tir.
Dil iltihaplanmasi nedenleri
Aslinda dil apselere karsi cok bagisiklik gostermektedir. Muhtemelen bu durum fazla kan verimliliginden meydana gelmektedir. Dil iltihabi nedeni tam olarak bilinmemektedir, fakat dil iltihabi olan hastalarda izlenimlerden yola cikarak asagidaki faktorler soz konusudur.
Sigara, pipo alkol kullanimi.
-Fazla baharatli ve sicak yemekler.
-Keskin dis uclari veya tam oturmayan protezlerden.
-Vitamin eksikligi.
-Bazi hastaliklar.
Dil iltihabi tedavisi
Dil iltihabi genellikle baska yerde bir hastaligin oldugunu gosterdiginden, ele alinacak tedavi, asil nedeninin tespit edilmesinden sonra kararlastirilacaktir. Dili bilinen bir madde tahris etmekteyse o maddeden uzak kalinmalidir. Agiz ve dis temizligine cok dikkat edilmelidir.
Dilin genel gorunusunde cesitli degisiklikler gorulur mu?
Uzun yillardan beri doktorlar dile bakmakla bircok hastali gin teshislerini yapmaktadirlar. Dil sismis, kizarmis veya beyazlasmis, normalden daha purtuksuz olabilir ve gunden gune sekil degistirebilir.
ayrica, dil vincent anjininden ileri gelen agiz hastaligi trench mouth, frengi vb. enfeksiyonlarin tesiri altinda da kalabilir. Bogaz icin kullanilan antibiyotik pastillere karsi alerji de dilin seklinde degisiklikler meydana getirebilir.
Anemi anemi pernisyoz gibi yetersizlik hastaliklari. ayrica genel cilt hastaliklari da dilde degisik bir goruntuye neden olur.
Hidrasyon ve dehidrasyon. Insanin vucudunda gerekli miktarda su bulunmadigi zamanlarda hastanin dili kuru ve kapli bir hal almaktadir.
Yaygin dil tumorleri
- Lokoplaki” bu aslinda gercek bir tumor olmamakla beraber bir tumor teskilinin oncusu sayilmaktadir.
- Kan damarlari tumorleri ”hemangioma”.
- Sigil biciminde tumorler ”papilloma”.
- Bez hucreleri tumoru ”adenoma”.
- Bag dokusu hucreleri tumoru ”fibroma”.
- Tiroid bezlerinin tam gelisememesi yuzunden cok kez meydana gelen dil kistleri ”tireoglesus kistleri”.
- Dil kanser
Facebook Profilinde Yayınla
Mart 16, 2010
Karin bolgesinde biriken yaglar bircok kisinin ortak sorunudur. Bu sorun genellikle “erkek problemi” gibi gorunse de bayanlar da bu konuda oldukca dertli. Ozellikle yaz gunleri karni gizleyecek giysiler secmek ne kadar sikici bir istir. Duzenli spor elbette formda bir karin icin gerekli bir faaliyet. ama bunun yaninda da formda bir beslenme sekli benimsenmezse, yapilan sporun pek faydasi olmayacagi aciktir.
duz karin
Yemeklerde kullanilan yaglar
ise oncelikle yedigimiz yemeklerdeki yag turleriyle baslamaliyiz. Bol sebze meyve tuketip ustune de yagli bir yemek yersek sadece kendimizi kandiririz. Yedigimiz yemekler agirlikli olarak zeytinyagi veya findik yagi icermelidir. Çunku bu yaglar doymamis yaglar olup insan sagligi uzerinde olumsuz etkisi olmadigi tibben kanitlanmistir. ayrica bu yaglarin kolestrol ve seker uzerinde de artirici etkisi yoktur.
Sebze ve Meyve tuketin
Bu besinler tokluk hissi veren hafif gidalardir. Ozellikle lifli olanlarin tuketilmesi sindirim kolayligi saglar. Elma, portakal ve havuc siki bir karin bolgesi icin vazgecilmez meyvelerdendir.
Et tuketimi
Kirmizi etin fazla tuketilmesi karinda yag birikimine sebep olur. Basta balik olmak uzere, diger beyaz et turlerine agirlik vermeniz faydaniza olacaktir.
Sebze yemekleri tuketmek, sindirim sistemi uzerinde hizlandirici etkisi olan yogurdu bol tuketmekte duz bir karin icin gereklidir. Kahvalti da yagsiz sut ve yumurta yemeyi de ihmal etmeyin. Unutmayin ki vucudun proteine, karbonhidrata ve yaga da ihtiyaci vardir. Onemli olan dengeyi kurabilmek.
Facebook Profilinde Yayınla
Mart 16, 2010

Geleceginizde beyaz rengini goruyor musunuz? Gelinlikten bahsetmiyoruz yaz kiyafetlerinizden bahsediyoruz.
Yaz ayini en guzel beyaz anlatir. Hava sicakliklari arttiginda serin kalir ve beyazlar icinde mukemmel gorunursunuz. Beyaz yaz gardirobunuzda guclu bir etki birakir ve sizin canli ve davetkar gorunmenize neden olur.
1. Beyaz isigi yansitir boylece ilgi cekmenize neden olur. Vucudunuzda genis oldugunu dusundugunuz ve gostermek istemediginiz bolgeleriniz varsa o bolgeyi kapatmak icin koyu renkli kiyafetler giymeyin. Yapmaniz gereken bastan asagi kadar beyaz giyinmektir. Mesela, kalcalariniz genisse, altiniza beyaz giyip uzerinize de koyu renkli bir ust giymeyin. Çunku insanlar direkt alt bolgenize bakacaklardir. bunun yerine tamamen beyaz giyinin ve problemli bolgeden ilgiyi cekmek icin aksesuar kullanin. yada ustunuze beyaz altinizada koyu renk bir pantolon giyin.
2. Etki yaratmak icin beyaz ve siyah kombinasyonunu deneyin ve aksesuar kullanin. Siyah bir ustle beyaz bir etek giyin. Bu kiyafeti siyah ayakkabilar ve beyaz canta ile tamamlayin. Siyah-beyaz desenlere sahip canta ve fularlar enerjik gorunmenizi saglayacaktir.
3. Gorunusunuzu degistirmek icin beyazi, pembe ve yesil gibi canli renklerle tamamlayin. Pembe yada yesil bir canta, pembe takilar, pembe ayakkabilar, vb. ayni zamanda 3 renk kombinasyonunu da deneyebilirsiniz. Ornegin; pembe / siyah / beyaz, yesil /siyah / beyaz ya da kirmizi / siyah / beyaz.
4. Beyazi yaz bitimine kadar giyin ve gelin olmadiginiz surece dugunlerde beyaz giymeyin.
5. Jeanlerler beyaz tisort giyin ve takimlarin icine profesyonel gorunmek icin daha iyi kumaslari tercih edin. Beyaz giydiginiz zaman ic
Facebook Profilinde Yayınla
Mart 16, 2010

Gunes yuzunu gosteriyor, agaclar cicek aciyor, kus sesleri duyuluyor… Bahar; dogadaki muhtesem degisimleriyle kendini mujdeliyor! Baharin habercisi yesil; 2010 ilkbahar modasinda hâkimiyetini ilan ediyor!
2010 ilkbahar – yaz modasinda yesilin her tonu begenimize sunuluyor. yeni sezonun ilk donemlerinde su yesili, turkuaz gibi yesil acik tonlari; ilerleyen donemde askeri yesil tonlari once vitrinleri sonra bizi susleyecek.

yeni sezon trendini kendi tarzima nasil uyarlarim, hangi renklerle kombinleyebilirim gibi sorulariniz varsa dogru yerdesiniz! Çunku tum cevaplar MSN Kadin’da!
Bugune kadar yesil renkli kiyafetiniz olmadiysa gozunuzu alistirmak icin aksesuarlarin gucunden faydalanabilirsiniz. Yuzuk, kupe, bileklik gibi takilarinizla birlikte fular, kemer gibi aksesuarlarda yesil tonlarini tercih ederek yeni sezona yavas ama guzel bir gecis yapabilirsiniz.

Yesil rengi diger renklerle kombinlemek zor gorunse de aslinda degildir! Doganin temel rengi yesili yine doganin renkleriyle birlikte kullanabilirsiniz.
Yesille uyumlu renkler; krem, beyaz, pudra, gri, turuncu, mavi, lacivert olarak siralanabilir. Yesil kombinlerinde dikkatli olmaniz gereken onemli renk; kirmizidir. Eger kirmizinin tonunu dogru secemezseniz rukus gorunebilirsiniz.

2010 ilkbahar-yaz modasinin trendlerini yansitan kiyafet ve ayakkabi modellerinden yesil agirlikli kombinler hazirladik. Bu sayede yeni sezon trendlerinden haberdar olabilir, hangi rengi nasil kullanmaliyim sorusunun cevaplarina esin kaynagi olacak fikirler uretebilirsiniz.
Facebook Profilinde Yayınla
Mart 16, 2010
Kanserle ilgili son gelismelerin ele alinacagi kongrede guncel konular, konferans ve paneller ile deneyimli konusmacilar tarafindan anlatilarak tartisilacak, bunun yani sira uluslararasi kendi alaninda onemli klinik arastirmalar yapmis yabanci konusmacilar konferanslar verecekler.

Dunyada ve ulkemizdeki en son bilimsel tani ve tedavilerdeki gelismelerin yani sira, kanserle ilgili ulusal sorunlarin da bilimsel programin temelini olusturacagi kongrede baslica, “Kanserden korunmada beslenme, Kanser ve molekuler nutrisyon, Ulusal kanser politikasi – Ulkemizde kanser ve tarama programi, Kanser ve asilar-Kanserli hastalarda infeksiyondan korunmada asilar, Meme kanserinde umut vaat eden tedavi alternatifleri, Mesane kanserinde tedavi, Prostat kanserinde sistemik tedavi, Lenfomalarda yenilikler, Onkolojide sik gorulen ilac etkilesimleri, Immun sistem ve kanser, Cyberknife (uzay bicagi) ve otesi, Yasli hastalarda kanser ve tedavi prensipleri, Onkolojide hasta ve hasta yakininin guclendirilmesi, Onkolojide bilisim teknolojileri, Tibbi onkolojide egitim ve ozluk haklari sorunlari” gibi guncel konu basliklarinda bircok panel, konferans ve uzmanina danis oturumu duzenlenecek.
Kongre hakkinda detayli bilgi ve guncel bilimsel program icin: www.tok2010.org
Facebook Profilinde Yayınla
Mart 16, 2010
Gune baslarken enerji verdi ben de sizinle de paylasiim dedim :>
Facebook Profilinde Yayınla
Mart 16, 2010
Busra sinemasi, Fragman online izle, Busra Sinema Filmi seyret, Canli film sinema izleme
Netkeyfim.com
Yapim:
2009 ~ Turkiye Tur:Dram Yonetmen:Alper caglar senaryo:Bahadir Boysal, Alper caglar Yapimci:Alper Akman Goruntu Yonetmeni:Ulas Zeybek Muzik:Yagmur Sarigul, Ufuk Evcimen, Aziz Berk Erten Dagitim:UIP FilmcilikFilmin Websitesi:www.busrafilm.comSure:1 saat 45 dkGosterim Tarihi:19 Mart 2010 (Turkiye)
OyuncularBusra OyunculariTum Oyuncular ve Kadro
Kaan Urgancioglu
Tayanc ayaydin
Çigdem Batur
Enise Utuk
Murat Prosciler
Filmin OzetiBusra universiteden mezun olmus, muhafazakâr ve varlikli bir ailenin turbanli kizi, Yaman liberal bir gazeteci, Ferit ise Busra’nin ailesinin sicak baktigi bir damat adayidir. Alara, Yaman ile iliskisini kaybetmemek icin her seyi yapabilecek bir genc kadindir.
Tum farkliliklara ragmen, Busra ile Yaman arasinda ozlerinde yer alan benzerliklere gore deger kazanan, naif bir ask alevlenir.
Busra Filminin Fragmani
Facebook Profilinde Yayınla
Mart 16, 2010

Eczaci Nimet Ozata, ‘Fitoterapi ve Aromaterapi’ adli kitabinda, guzellik ve cilt sagligi icin nemlendirici kompresler, temizleyici kokulu sular, dinlendirici bugular ve masajin yararli olacagini soyluyor: “Aromaterapide kullanilan ucucu yaglar (eterik yag, esans), agzi siki kapali, teflon kapakli renkli cam siselerde, 4 derecede, nem orani dusuk buzdolabinda saklanmali. Bu yaglar, dogal yaglar olup, yan etkileri azdir ve epeyce pahalidir. Alkol, aldehit, keton, ester ve terpenleri icerirler. Ucucu yaglar, antiseptik, antibakteriyel, antiviral ve antioksidan etkiler tasirlar.” Ozata, aromaterapi yontemlerini soyle anlatiyor:1 MASAJ: Uygulama, insan organizmasinin kemik, kas yapisi ve sinir sistemini iyi bilen masorlerce yapilmali. Masaj yapmak icin ucucu yaglar dogrudan kullanilmaz. Çunku cildi tahris edebilirler. Tasiyici yaglarla seyreltmek gerekir. Secilen yagin yapisi ve tedaviye uygun olmasi alinacak sonucu guclendirir. Burada esas olan, bakim esnasinda secilecek yagin kisinin terapi amacina uygun olmasi ve terapinin etkisine uyum saglamasidir. Ornegin uyarici bir terapide asiri sakinlestirici etkideki bir yag kullanilmaz. Asabi biri tedavi ediliyorsa, agir kokulu bir temel yag secilmemelidir.

2 KOMPRES: Ihtiyaca gore soguk ya da sicak uygulanabilir. Soguk kompres, bas agrilari, burkulmalar ve sismelerde yararlidir. Sicak kompres ise kas agrilari, artrit, romatizma, dis agrilari ve apselerde yararli olur.
3 INHALASYON: Bu yontem ozellikle ust teneffus yolu rahatsizliklari, soguk alginligi, nezle, sinus rahatsizliklari, oksuruk, bogaz sorunlarinda ve cilt bakiminda kullanilir. icinde kaynayan su bulunan bir kaba, 3-4 damla ucucu yag damlatildiktan sonra, basin uzeri bir havluyla kapatilip, birkac dakika derin nefes alinarak uygulanir. ayrica evlerde, salon ya da odalarda, koku taslari veya koku lambalari uzerine ucucu yag ya da ucucu yag karisimlari ilave edilerek, sakinlestirici, dinlendirici, rahatlatip neselendirici, kisin soguk alginliklari icin koruyucu ve tedavi edici ortamlar yaratilir.

4 BANYO: Bitki banyolari, uyku bozukluklari, sinirlilik, romatizmal hastaliklar, soguk alginligi ve enfeksiyonal deri hastaliklarinin tedavisinde basariyla uygulanilir.

GREYFURT
Etkisi ve kullanimi: Ucucu yagi, bobrekler uzerinde temizleyici olarak, diuretik ve detoks etkisi gosterir. Lenf sistemini uyarir. Selulite neden olan toksinleri giderir. Masaj yagi olarak kullanildiginda, egzersizden sonra sertlesen kaslari gevsetmek icin de uygulanir. Akneli ve kanlanmis gozeneklerin tedavisinde yararlidir. ‘Herpes simplex’ virusunun neden oldugu enfeksiyonu temizlemek icin kullanilir. Sindirimi uyarir ve enfeksiyonlara bagisikligi artirir. bir antidepresan olarak, sikintiyi giderir ve sinirsel zayiflikla mucadele eder.
Canlandirici dus jeli: 2 damla greyfurt, 2 damla turunc ve 1 damla biberiye ucucu yagi bir miktar kokusuz dus jeliyle karistirilip, bir sungerle banyoda kopurtulerek kullanilir.

ALMAN PAPATYASI
Mevcut ucucu yaglar icinde en yumusak olanlardan biridir ve ozellikle cocuklarin tedavisi icin uygundur. Yagiyla yapilan masaj, huysuz ve siddetli mide agrisi ceken bebekleri sakinlestirir. Papatya yagi, sinir sistemini yatistirir ve uyku getirir. Iltihap onleyici, antiseptik ve bakteri oldurucu ozelliklere sahiptir. Spazmlari yatistirir ve onler. Agrilari giderir, sindirimi duzenler, karaciger guclendirici olarak gorev yapar. Bas agrilarinda, dis agrilarinda, âdet sancilarinda, romatizma, sinir agrilarinda kullanilabilir. Hazimsizlik, bulanti ve gaz siskinliklerinde de yararli olur. Isiliklere, iltihaplanmalara, kesiklere, cibanlara, alerjilere, bocek isiriklarina, el ve ayaklarda soguktan olusan kizariklara, siskinliklere, mayasila, papatya ucucu yagiyla kompres ve banyo uygulamasi iyilestirici etki yapar. Adet donemine dengeleyici etki yapar. Ilimli bir antidepresan olarak etkilidir. Stres gidericidir. Ucucu yag ayni zamanda ates dusurucudur. Dikkat, hamileligin ilk uc ayinda kullanilmaz.
Facebook Profilinde Yayınla
Mart 16, 2010
Gaita Inkontinansi (diski tutamama) icin Uygulanan Rehabilitasyonun Sinirlari
Sfinkter kasinin korundugu rektal kanser ameliyatinin ardindan gaita inkontinansi icin rehabilitasyon bazen onerilmektedir, ama bunun bazi hastalara yardimi olmuyor. yeni bir arastirma bunun nedenini aciklamaya yardimci oluyor.
Diski Kacirma
Arastirmacilar, sfinkter kaslarinin zarar gormedigi rektal kanser ameliyatlarinin ardindan gaita inkontinansi sorunu yasayan 88 kisiyi kas egitimi, biyogeribildirim, sinir uyarimi ve pelvik duvar guclendirme tekniklerini iceren bir rehabilitasyon programina aldi. Rehabilitasyon programinin oncesinde ve sonrasinda her birine anorektal manometri (sfinkter kasinin gucunu farkli acilardan olcen bir test) yapildi ve inkontinans duzeyi 0 (diskiyi tam tutabilme) ve 20 (her gun yasami etkileyecek bicimde gaita inkontinansi) arasinda derecelendirildi.
Program tamamlandiginda hastalarin %58′inde yakinmalar gecmisti ya da gelisme gorulmustu. Ote yandan %42’sinde hicbir duzelme gorulmedi. Bu hastalar daha cok radyasyon tedavisi gormus ya da anorektal manometri testinin pek cok bolumunde puani dusuk cikmis olanlardi. Bu kisiler genellikle kanser tedavisi oncesinde pelvik organ sarkmasi olanlar ya da pelvis bolgesinden veya anusten ameliyat olmus olanlardi.
Radyoterapi aldiysaniz, pelvik organ sarkmaniz varsa veya pelvis bolgesi ya da anus ameliyati olmussaniz rehabilitasyonun basarili olma olasiliginin az oldugunu bilmelisiniz. Rehabilitasyonun yarari az olacaksa, diski hacmini artirici ajanlar, sakral (kuyruksokumu) noromodulasyon ya da sfinkteroplasti gibi etkili olma olasiligi daha yuksek diger tedavilere zaman kaybetmeden gecebilirsiniz.
Facebook Profilinde Yayınla
Mart 16, 2010
Mutluluk ve huzur, cift yumurta ikizi gibi kavramlar. Ortak noktalari cok, ama farkliliklari da cok. Peki uzerine ciltler dolusu kitap yazilan bu iki kavrami ozetleyecek bir kelime bulmaniz istenseydi akliniza ilk gelen ne olurdu… Uzerine citler dolusu kitap yazilabilecek olgu ve kavramlari tek cumle, hatta sozcuk ile ozetlemek kolay degil suphesiz ama biz soralim: Eger mutlulugu ve huzuru tek kelimede ozetlerseniz, o kelime ne olurdu?
bir gun, bir padisah dunyada o ana dek neler olup bittigini ogrenmek ister. Devrin usta tarihcilerinden birini yanina cagirir ve ondan dunya tarihini anlatan bir kitap yazmasini ister. Tarihci iki yillik bir arastirmanin ve calismanin sonunda 12 ciltlik bir ansiklopediyi padisahin onune koyar. Padisah, “Bu kitaplari okuyacak kadar vaktim yok.” der ve tum bu kitaplari bir kitapta toplamasini ister. bizim tarihci alti aylik bir calisma daha yapar ve dunya tarihini bir kitapta ozetlemeyi basarir. Padisahin huzuruna cikar. Padisah tarihcinin calismasini tebrik etmekle birlikte o kitabi da okuyamayacagini soyler ve ondan dunya tarihini bir cumlede ozetlemesini ister. Tarihci biraz kizgin, biraz da dusunceli bir eda ile padisahin huzurundan ayrilir. Alti aylik bir dusunme sureci gecirir ve sonunda o bir cumleyi padisahin onune birakir. O cumle sudur: Devletler dogar, yasar ve olur.
Umit de yillar once bana kisacik cevap istedigi bir soru sormustu: “Hocam, sizin mesleginizin penceresinden baktigimizda insanin mutlulugu ve huzuru icin bu dunyada ona lazim olan en onemli sey nedir?”. O gun Umit’e ne dedigimi hatirlamiyorum. Muhtemelen en onemli seyi degil de tum bildiklerimi soyledim. Bu soruya verilebilecek o kadar cok cevap ve soylenebilecek o kadar cok cumle vardi ki cunku. Zor olan ne biliyor musunuz, insanin soyleyeceklerini kisa bir cumlede, bazen de bir kelimede toplamasi.
Meshur bir hatibe, “bir saatlik bir konusma icin ne kadar hazirlik yaparsin?” demisler. “Uc saat.” cevabini vermis. Bes dakikalik bir konusma icin ne kadar hazirlik gerektigini sorduklarinda ise, “Uc gun” cevabini vermis. Cumleler kisaldikca, uzerinde dusunmemiz gereken sure de artiyor.
Umit’in sorusuna mesleki olarak verebilecegim cevabi, o gunun sonrasinda da cok dusundum acikcasi. Mutlulugu ve huzuru tek kelimede ozetleyecek olsam, bu kelime ne olurdu? Bu soru bugun bana sorulsa, verecegim cevap suphesiz “Ahenk” olur. Hayatin icinde ahenk ve ritim oldugunda o hayat yasanilabilir bir hayat oluyor cunku.
biz insan olarak, bunyemizde birbiri ile ic ice ama ayni zamanda birbirinin zitti gibi gorunen bircok ozellik barindiriyoruz. Madde ile mana, dunya ile ukba, kalp ile akil, beden ile ruh, duygu ile dusunce, is ile aile bunlardan sadece bir kaci. bizler bir sarkac gibi bu noktalar arasinda gidip geliyoruz. Ne zaman ki bizler, bizi olusturan bu ozelliklerin arasinda bir ahenk ve denge yakaliyoruz, iste o zaman hayattan keyif aliyoruz. Bu dengeyi ve ahengi kaybettigimizde ise kara bulutlar etrafimizi sariyor.
Sevgi ile nefret, bireysellik ve toplumsallik, gercek ile hayal, bagimlilik ve hurriyet, korku ile umit, nese ve elem, tevazu ile gurur insan ruhunun diger karsilikli cizgileri. Eger insan bu cizgilerden birinde takilip kaliyorsa o zaman ortaya psikolojik sorunlar cikiyor. Daima hayal dunyasinda yasayan, toplum icine hic cikmayip hep yalniz kalmak isteyen, tum insanlardan nefret eden, bir baskasi olmadan is yapamayan kisiler genelde sarkacin bir ucunda takilip kalan kisiler aslinda. Psikologlarin ve psikolojik danismanlarin yaptiklari da insanin bozulan ahengini kurmasinda ona yardimci olmak.
Kisacasi hayat, ruhumuzun karsilikli iki cizgileri arasinda uyum yakaladigimiz olcude guzel. Hayat bir sarkac gibi zitliklar arasinda ahenkle dolastikca keyifli. ve sanirim en onemli nokta, her biri farkli bir nota hukmunde olan ozelliklerimiz ile guzel bir melodi calabilmek. ve gocerken dunya denen bu kubbeden, caldigimiz melodilerle geride baki kalacak hos bir seda birakabilmek
Ahenginiz bol olsun.
Yazan : Mehmet TEBER
Facebook Profilinde Yayınla